Kolorektal kanserler, kalın bağırsak (kolon) ve rektumda gelişen kötü huylu tümörleri ifade eder. Sindirim sisteminin bu bölümünde gelişen kanserler, erken evrelerde herhangi bir belirti vermeyebileceği gibi bağırsak alışkanlıklarında değişiklik, dışkıda kan, karın ağrısı, açıklanamayan kilo kaybı ve halsizlik gibi şikâyetlere de neden olabilir.
Kolorektal kanserlerin önemli bir bölümü bağırsak iç yüzeyinde gelişen poliplerden başlayabilir. Bazı poliplerin kolonoskopi sırasında tespit edilerek çıkarılması, ileride kolorektal kanser gelişme riskini azaltabilir. Bu nedenle uygun kişilerin tarama programlarına katılması erken tanı ve korunma açısından önemlidir.
Kolon ve rektum, kalın bağırsağın bölümleridir. Bu bölgelerdeki hücrelerin kontrolsüz şekilde çoğalması sonucunda kolorektal kanser gelişebilir.
Hastalığın seyri; tümörün bağırsak duvarındaki yayılımı, lenf nodlarının tutulumu ve vücudun diğer bölgelerine yayılım olup olmadığı gibi birçok faktöre bağlıdır.
Kolorektal kanserlerde tedavi planının oluşturulabilmesi için öncelikle hastalığın kapsamının ve evresinin belirlenmesi gerekir.
Kolorektal kanser erken dönemde belirti vermeyebilir. Belirti ortaya çıktığında ise şikâyetler tümörün bulunduğu bölgeye ve hastalığın özelliklerine göre değişebilir.
Dikkat edilmesi gereken belirtiler arasında:
bulunabilir. Bu belirtilerin hiçbiri tek başına kolorektal kanser tanısı anlamına gelmez; hemoroid, enfeksiyon ve diğer bağırsak hastalıkları da benzer şikâyetlere neden olabilir. Ancak özellikle yeni başlayan veya devam eden belirtilerin hekim tarafından değerlendirilmesi önemlidir.
Kolorektal kanser gelişme riskini artırabilecek birçok faktör bulunmaktadır.
Bunlar arasında:
yer alabilir. Risk faktörlerinin bulunması mutlaka kanser gelişeceği anlamına gelmez; ancak kişiye uygun tarama ve takip planının belirlenmesinde önem taşır.
Kolorektal kanserlerde erken tanı tedavi planlaması açısından önemli bir yere sahiptir.
Kolorektal kanserlerin bir kısmının poliplerden gelişebilmesi nedeniyle tarama programları yalnızca mevcut kanseri tespit etmeyi değil, kanserleşme potansiyeli taşıyan bazı poliplerin erken dönemde saptanıp çıkarılmasını da amaçlar.
Tarama yaşı ve yöntemi kişinin yaşına, aile öyküsüne ve kişisel risk faktörlerine göre değişebilir. Bu nedenle tarama programının kişiye özel olarak hekim tarafından değerlendirilmesi önemlidir.
Tanı sürecinde öncelikle hastanın şikâyetleri, kişisel ve aile öyküsü değerlendirilir ve fizik muayene yapılır.
Gerekli görülen hastalarda:
Kolonoskopi, kalın bağırsağın iç yüzeyinin doğrudan görüntülenmesini sağlayan önemli bir tanı yöntemidir.
İşlem sırasında polip veya şüpheli bir lezyon tespit edilirse biyopsi alınabilir veya uygun polipler çıkarılabilir.
Şüpheli dokudan alınan örneklerin mikroskop altında incelenmesi, kanser tanısının doğrulanmasında temel yöntemlerden biridir. Patolojik inceleme aynı zamanda tümörün özelliklerinin belirlenmesine yardımcı olur.
Kanser tanısı konulduktan sonra hastalığın yayılımını değerlendirmek ve evrelemek amacıyla bilgisayarlı tomografi (BT), manyetik rezonans görüntüleme (MR) ve bazı durumlarda PET gibi görüntüleme yöntemlerinden yararlanılabilir.
Kolorektal kanserlerde evreleme, tümörün bağırsak duvarındaki yayılımı, lenf nodlarının tutulumu ve uzak organlara yayılım gibi özelliklerin değerlendirilmesiyle yapılır.
Hastalığın evresi, tedavi planının oluşturulmasında önemli bir faktördür.
Erken evre hastalıklarda cerrahi tedavi ön plana çıkabilir. Daha ileri evrelerde ise cerrahi tedavi; kemoterapi, radyoterapi, hedefe yönelik tedaviler veya immünoterapi gibi sistemik tedavilerle birlikte planlanabilir. Tedavi seçimi tümörün özelliklerine ve hastanın genel durumuna göre belirlenir.
Cerrahi tedavi, birçok kolon kanserinde temel tedavi yöntemlerinden biridir.
Cerrahinin kapsamı tümörün bulunduğu bölgeye, hastalığın evresine ve çevre dokularla ilişkisine göre değişir.
Kolon kanserlerinde tümörlü bağırsak segmentinin ve gerekli lenf nodlarının çıkarılması ve bağırsak devamlılığının yeniden sağlanması amaçlanabilir.
Rektum kanserlerinde ise tümörün yerleşimi ve hastalığın evresi cerrahi yaklaşımın belirlenmesinde özellikle önemlidir.
Uygun hastalarda laparoskopik veya robotik cerrahi gibi minimal invaziv cerrahi yöntemler değerlendirilebilir.
Minimal invaziv cerrahi yöntemlerinde ameliyat daha küçük kesiler aracılığıyla gerçekleştirilebilir.
Laparoskopik cerrahide özel kamera ve cerrahi aletler küçük kesilerden karın içine ilerletilir. Robotik cerrahide ise cerrah, robotik cerrahi sistemini kontrol ederek operasyonu gerçekleştirir.
Bu yöntemlerin uygulanıp uygulanamayacağı; tümörün özellikleri, hastalığın yayılımı, önceki ameliyatlar ve hastanın genel sağlık durumu gibi faktörler değerlendirilerek belirlenir.
Bazı kolorektal cerrahiler sonrasında bağırsak içeriğinin vücuttan dışarı alınabilmesi için karın duvarına ağızlaştırılmış bağırsak bölümü oluşturulabilir.
Bu işlem kolostomi veya ileostomi olarak adlandırılır.
Stomanın geçici veya kalıcı olup olmayacağı; tümörün yerleşimi, yapılan cerrahinin türü, bağırsakların iyileşme koşulları ve hastalığın özelliklerine göre değişebilir.
Her kolorektal kanser ameliyatında stoma oluşturulması gerekmez.
Kolorektal kanser tedavisi yalnızca cerrahiden ibaret değildir.
Hastalığın özelliklerine göre cerrahi tedavi; medikal onkoloji, radyasyon onkolojisi, gastroenteroloji, radyoloji ve patoloji gibi farklı branşların değerlendirmeleriyle birlikte planlanabilir.
Tedavi seçenekleri arasında:
bulunabilir.
Hangi tedavilerin uygulanacağı; tümörün türü, evresi, moleküler özellikleri, hastanın genel sağlık durumu ve tedaviye uygunluğu değerlendirilerek belirlenir.
Tedavi sonrasında düzenli takip önemlidir. Takip sürecinde hastanın klinik durumu, kan testleri, kolonoskopi ve gerekli görülen görüntüleme yöntemleri kullanılabilir.
Takip programı hastalığın evresine, uygulanan tedaviye ve hastanın bireysel özelliklerine göre oluşturulur.
Aşağıdaki şikâyetlerden biri veya birkaçı varsa değerlendirme için hekime başvurmanız önemlidir:
Bu şikâyetlerin farklı nedenleri olabilir. Ancak özellikle uzun süren veya tekrarlayan belirtilerin değerlendirilmesi, olası hastalıkların erken dönemde tespit edilmesine yardımcı olabilir.
Kolorektal kanser, kalın bağırsak ve rektum dokularından gelişen kötü huylu tümörleri ifade eder.
Dışkıda kan, makattan kanama, bağırsak alışkanlıklarında değişiklik, uzun süren kabızlık veya ishal, karın ağrısı, açıklanamayan kilo kaybı ve halsizlik görülebilir. Ancak bu belirtiler farklı hastalıklarda da ortaya çıkabilir.
Her iki hastalık da makattan kanamaya neden olabilir. Bu nedenle kanamanın hemoroide bağlı olduğu varsayılmamalıdır. Özellikle tekrarlayan kanamalarda doktor değerlendirmesi ve gerekli görülürse kolonoskopi gibi incelemeler yapılmalıdır.
Kolonoskopi sırasında kanserleşme potansiyeli bulunan bazı poliplerin tespit edilip çıkarılması, belirli durumlarda kolorektal kanser gelişme riskini azaltabilir.
Hastalığın evresine ve yayılımına bağlı olarak cerrahi tedavi uygulanabilir. Özellikle lokalize hastalıkta cerrahi önemli bir tedavi yöntemidir. İleri evre hastalıklarda ise cerrahi, ilaç tedavileri ve gerektiğinde diğer tedavilerle birlikte planlanabilir.
Uygun hastalarda laparoskopik veya robotik cerrahi yöntemler kullanılabilir. Ancak cerrahi yöntemin seçimi hastalığın özellikleri ve hastanın genel sağlık durumu değerlendirilerek belirlenir.
Evet. Tedavi sonrasında hastalığın özelliklerine göre düzenli kontroller ve gerekli testler planlanabilir.
Bize Ulaşın!